17 Temmuz 2012 Salı

Mesela Ben Bazen Giderim


Uzak kalmak gereken zamanlardayım.
Bazen uzak kalmak güzel şeylere sebeptir.
Bir süre(belirsiz,plansız) internetten uzak kalmayı(zorunluluklar dışında) düşünüyorum.

Güzel Ramazan dualarınızla kalasınız.
En süper, en mübarek, en hayırlı, en dualı, en hisli Ramazanınız olsun inşAllah :)


13 Temmuz 2012 Cuma

Ramazana 7 Kala

  * RamazanÖzlemi diyorum; O bizi, biz de onu özledik. Şehirdeki herkes aynı sofraya oturuyormuşcasına coşkuyla hazırlanan sofraları özledik. Birlikteliği özledik.

 * Şabandayız ne mutlu ; Ramazan özlemini sayıklarken Şabanın feyzini unutmamanın duasını da ediyorum. Zira Şaban çok kıymetli, Peygamberimizin ayı, ve Ramazandan sonra en çok oruç tuttuğu ay.

   * RamazanNotları var bir de; Defterimde, blogumda, dilimde Ramazana dair anektodların olmasını özlediğimi söylüyorum zaten ne zamandır. Şu durumda blogumda olmaya başladı bile :)

Vee..

* Haftaya bugün Ramazan! ; Hep daha güzeli, hep daha maneviyatlısı, hep daha tefekkürlüsü, hep daha hislisi için dua vakti artık. Ve başlangıç olması için; tam da şu videoda bahsettiği gibi yeni başlangıçlar için 30 gün yetiyor. Yeni güzellikleri huy edindiğimiz Ramazan olsun inşAllah.

Güzel dualar düşünün ^^
Hoşça bakın zatınıza.

8 Temmuz 2012 Pazar

Şeftalili Cheesecake'imsi Bir Şey

 Delibu tarif vermeye kalkarsa;
 Bu heveslerin sebebi hep mutfaksever, becerikli ev arkadaşlarım, yoksa benim neyime 16 kat börek, neyime cheesecake yapmak.

 Ev arkadaşımın tarifini hatırlayamayınca(aklımda tarif tutmak hiç huyum değildir), onun yaptığına benzer bir tarif buldum internetten, bir de çok profesyonelmişim gibi modifiye ettim tarifi :) Çıkan sonucu beğenmesem paylaşmayacaktım ama tahmin ettiğimden daha çok beğendim.(kendi yaptığım şeye beğendim demek de olmadı şimdi.)
 
 Normal şartlarda cheesecake seven biri değilim aslında, ama bu tarifin kreması daha hafif oluyor, ve kremayı dışarıdaki hazır satılanlardan daha ince yapmaya çalışıyorum. Üstündeki sosu da kendim yapayım, doğal olsun dedim. Arkadaşım böğürtlenle yapmıştı, ben de evde sadece şeftali bulunca, şeftaliyle deneyeyim dedim.


Pek çekici görünmeyen cheesecake'i paylaşma istediği de nerden çıktıysa :)



Ben gelin oldum videosundaki gelin tadında 'Ben cheesecake yaptııım' diyorum ve gidiyorum.
Tatlı yeyin tatlı kalın inşAllah.
Duayla.

6 Temmuz 2012 Cuma

Üç Yusuf/Üç Rüya/Üç Gömlek


Hz.Yusuf'un kıssasının içinde ben/sen.
Hz.Yusuf'un kıssasıyla şereflenen ben/sen.
Kıssadan hisse alan ben/sen.


 Zaman zaman ihtiyaç hissettiğim kitaplar olur. İhtiyacım olan vurucu cümlelerdir belki de. Vurucu cümlelerle vurulmak/tefekkür etmek/kendine gelmek.
  Senai Demirci'yi sevdiren de bu olsa gerek. Bakışını değiştirmek, ve basiti vurucu hale getirmek. Herkesin bakmadığı yönden bakmak dünyaya kıymetli bir düstur bana göre.


  Hz.Yusufun kıssasında kendimi düşünmek de bu düsturun bir parçasıydı. Öyle düşünmüş Senai Demirci. Ve kıssanın içinde olmak daha gerçekçi olmaktı. Daha benimsemek, daha farkında olmak. Hz.Yusuf'un kıssasının ne çok hayatımızda, hayatımızın ne çok kıssada olduğunu anlıyordum. Ve Hz.Yusuf'u bir kez daha örnek alırken, 'Ne çok eksiğim!' diyordum.

                  * Yusuf gömleğinin yırtığı, en iffetli erkeğin ve kadının bile, yırtılmaya müsait bir yanının olduğunun habercisidir.
* Yusuf'un fazileti şehvete meylinin olmaması değil, meyli olduğu halde şehvete karşı durabilmesidir. Gönlünün akmadığı şeyle sınanmış olmazsın ki!
(Bu başlı başına bir yazı konusu)
* Demek ki görmelerin hepsi, görünenin aslını görünceye kadar rüyadır.
diyordu Senai Demirci.

Tefekkürlü okumalar.
Sevgiyle kalasınız.

Dipnot: Pek sevgili yavrucuğum da pek çok beğendiğini not düşmemi istedi.

1 Temmuz 2012 Pazar

Her Çiçekten Bal Alırım

 Her işe 'Aa bunu da yapabilir miyim ki?' gözüyle baktığım için bazen kızıyorum aslında kendime. Her şeye burnunu sokmak çok da güzel bir huy değildir bana kalsa. Ama bu 'el sanatları' konusunda olunca dayanamıyorum, 'denemek lazım' demekten alamıyorum kendimi.

  Okulumun en sevdiğim özelliklerinden biri seçmeli ders olarak istediğimiz bölümden ders alabilme imkanımızdı. Evet ben de Güzel Sanatlar bölümünden bir kaç ders almadan durmadım. Bu dönemki derste ise yağlı boyaya geçecektim, ama topu topu bir tablo boyayabildiğim için akrilik boyada kalıverdim.

  Akrilik boya suyla açılan, ve çok çabuk kuruyan bir boyaymış, ve ben sevmezmişim onu öğrendim. Renkleri birbirine geçireyim derken kuruyuverdi, bana da sinirler geliverdi. Hocam da 'Nolduu, neden üzülüyorsun?' diye yanıma gelip fikirler vermese bırakacaktım belki de :)

  Bu kadar girişten sonra, son hali için yeterince meraklandınız sanırım, amacım bu değildi ama hadi bakalım:



Benim içime sinmese de hocacığım sağolsun, sergiye çıkmaya layık gördü.


Sevgiyle, sanatla kalasınız.

Dipnot: Şaban ayı ilerliyor, 10 günü geride bıraktık bile, kıymetini bilmek için dua etmeli.