Vizeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vizeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2011 Cuma

Hayatı Ertelermişim, Ama Artık Öyle Değilmiş.


  Evet sınav döneminden bahsediyorum. Aslında sınav dönemi denen şey yok bizim okulda, bütün dönem sınav dönemiydi bu yıla kadar. Bu yıl sınav az, ve hepsi bir arada olunca 1 hafta içine toplanmayı başardılar. Ve benim de nur topu gibi bir sınav dönemim oldu.

  Evet korktum.
  Düzen seven, öyle ki bünyesi bile düzensizliği kaldıramayan (uyku yemek düzeni bozulunca anında başı ağrıyan) bir kişi olarak sınavlara günler öncesinden başlamam gerekirdi. Zira ben hayatında hiç sınav için sabahlama fedakarlığında bulunmayan, düzenli 6 saatlik uykusundan ödün veremeyen biriydim(yine vermedim o ayrı :). Belki de sabahın nurunu kaçırmak istemeyişimdi bunu sebebi. Zira Efendimizin de 'Sabahın erken saatlerinde bereket ve başarı vardır.' müjdesi vardı.


 Bu yüzden günler öncesinden başlardı, hayatı erteleyişler. 

 Arkadaş teklifine 'Hayır gelemem, haftaya sınavım var.'
 Özel ders verdiğim öğrencime 'Gelemeyeceğim, sınavım var.'
 Bazı derslere 'Sana da gelemeyeceğim ders, sınavım var.'
 'Çamaşırları yıkayıp asamam sınavım var.'a kadar gidiyordu bu liste.

 Çünkü çalışmam gereken vakti verimli değerlendiremediğim için, başka şeyler için geçirdiğim vakitler gözüme batıyordu. Ve hayat ertelenmeye alışıyordu sanki.
Ve bunca ertelemeden sonra, tabii hayatım allak bullak oluyordu, psikolojim de.
 -------
 Bu sınav dönemi farklı olmalıydı her şey.
 Yine sıkıldım başta. Derslerin yanında insanların da üstüme geldiğini hissettim. Bir yanım bu dönem çok zor geçecek sanırım derken, diğer yanım 'Hayır, tüm bunlar her zaman yanında olanın sadece O(c.c) olduğunu hatırlaman için bir vesile.' demeyi başardı. Ve bunu dedikçe derdimi sevdim, bunu dedikçe hayatı ertelemeyişin değerini anlamaya başladım. Rabb benin iradem dışında bana lütufta bulunuyordu. Özel dersi ekmedim, derslerimi ekmedim, işlerimi zamanında yapmanın mutluluğuna vardıkça ertelemedim.Tek yapmam gereken biraz daha fazla tefekkür/müş ve sadece O'na iç dökmek.

 'Ve sınavlarım mükemmel geçti.' demeyeceğim tabi (Boğaziçine geldiğimden bu yana bu cümleyi unuttum.) Ama benim için bu dönemin nasıl geçtiği de önemliydi, her anımın hesabını vereceğim düşüncesiyle. 
 Ve sınav saatleri bile istediğim gibiydi sanki, her zaman tam 17.00'de başlatan hocalar, sanki sizin namazlarınız sıkışmasın der gibi (ki hiç böyle bir düşünceleri yok) 17.15 gibi başlayalım dediler. Ve ben Rabb'e bir daha şükrettim.


 Şimdi ise ödevlerim olmasına rağmen bu yorgunluğu atmanın tadına varıyorum.


 Evet buraya kadar sabredebildiyseniz, abartılmış bir sınav dönemi yazısının sonuna geldiniz. Bir dahaki dönemlerde görüşürüz inşAllah :)


 Sevgiyle kalasınız.