26 Mayıs 2013'e dair.
Nişan kelimesini yüzükle anmak,
Yüzüğün işaret ettiği anlam,
Geleceğe dair güzellikler.
Hayalimdeki nişan merasimi öyle büyük, abartılı olmamıştı hiç. Bana göre nişan bir iz/işaret olmaktan öte düğün tadında bir organizasyon değildi çünkü. Ancak, nispeten bizim nişanımız da küçük bir organizasyon olamadı. Sebeplerimiz vardı zira:
Benim annem 6,babam 4, Evrenin annesi 9, babası 4 kardeş olunca, geniş ailemizi ağırlamak güçleşti. Durum böyle olunca ben de hep görüp özendiğim kır düğünlerinin fotoğraflarına daha detaylı bakmaya başladım. Düğünümüzün müsait olup olmayacağı, açık havada olsa da ben organizasyonla bizzat ilgilenemeyeceğim için, bu hayalimi nişanda gerçekleştirebilirim diye düşünürken, baktım ki bahçenin hali gözümde canlanmaya başlamış. Ve her detayıyla bizzat ilgilenebildiğim bir nişanımız olmuş. Öyle ki artık, son saatlerde 'Eda artık git, tamam biz hallederiz.' diye kızmaya başlayanlar olmuş/tu.
Fotoğraflarımızın anısı olsun istedim, zaten çok sevdiğim bir ortam olan ananemin evinde çektirdik. Doğallık ve anılara çok fazla değer vermem anılı ve bol gülümsemeli fotoğraflara kavuşturdu bizi.
*Çiçeklerimizi ben hazırladım.
Hediye olarak mendil dağıtmayı istedim, el emeği olmalıydı; verdiğim değeri bu şekilde ifade edebildiğimi düşündüğümü söylerim hep. El boyaması mendillerimiz dağıtıldı.
*Mendillere dair detayları, ve anıları ayrıca anlatacağım inşAllah.
Kıyafetim abartılı olmamalıydı, sadelik her zaman güzeldi. Bu sebepten dümdüz bir elbise diktirdim, ve üzerine pelerinimi kendim diktim. Zaten özel gün diye diye verilen kucakla paraya da üzülürdüm. Her şeye bir parça kendinden katmak mutluluktu.
Düğün/nişan organizasyonlarında şaşalı masalar, kocaman çiçekler, şamdanlar gibi detaylar samimiyetsiz geliyordu, çoğunlukla yabancı bloglarda gördüğüm 'dıy wedding'ler ilhamım oldu çoğu zaman. Bahçeden toplanmış mis kokulu çiçekler -zambaklar, güller-, annemin kavanozlarını kurdelalayarak koyulunca pek tatlı olurlardı. Pazardan aldığım mor parçalar bittabi masa örtüsü olabilir, çuval kumaş da dekor olabilirdi.
Mor konseptin nasıl oluştuğunu anımsayamıyorum aslına bakarsanız :) bir kaç şeyi beğenirken elim mora gitti sanıyorum, sonrasında mor olursa tercihim diyerek çok fazla zorlamadan buldum çoğu şeyi.
Nişan hatıralarımız hatıra perdemizin önünde olsun istedik.
Yine pazardan aldığım siyah parça kumaşı boyadım.
Yüzüklerimiz tepside değil de, yastıkta dursunlar istedim. Ebrar'ımın eline de pek yakıştı.
*Yastığın hallerini de detaylıca anlatacağım inşAllah.
Hayallerimi gerçekleştirmek için yeterince istemem yetiyormuş, ve tabi sevdiklerimin de hayallerimi kabullenip 'Hadi o zaman yap bakalım, biz nasıl yardım edelim?' demesi en büyük desteğimmiş ^^
Hayalsiz kalmayasınız.
Huzurlu sofralarınız olsun!
*Ramazan'8 1434