Sahur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sahur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2013 Pazar

[RamazanMutluluğu'1] & Bir Selam


Aylardır bu başlığı yazmayı ve bu günü beklerken.
Bir kpss -key pi es es diye bahsederek sevimlileştirmeye çalıştığım- hali iyisiyle kötüsüyle bitmişken, hayırlar olsun diyoruz ve bu faslı geçiyoruz.

Gelin biz 'Yine gel kalplerimize huzur getir olur mu?' diyerek uğurladığımız Ramazan'ın misafirliğinden muhabbet edelim. Kıymetini bilmek için neler yapabilirizden, iftarlarımızı nasıl bereketlendirdiğimizden, kimleri dualarımıza dahil etmeliyizden bahsedelim. Teravihlerimizi hangi ifil ifil camiide kıldığımızdan, gönlümüzü de serinletebiliyor muyuzdan, 'ben minikken Ramazan' temalı anılarımızdan da bahsedebiliriz sonra. Velhasılı kelam kalplerimize biraz daha dokunalım hep birlikte diyorum.

Anılar biriktirdim yine, paylaşılmayı bekleyen.
Yazmak diyorum, güzel şey.

E o zaman bereketli ve misafirli iftarlar olsun **


**Ramazan'6 1434

16 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Gitmeden Ramazana Mektup

Sevgili Ramazan;

 'Sen geldin, huzur geldi.' diyoruz ya hani, sebepsiz değil huzurumuz. Sadece Ramazan kelimesini duymak bile huzura sebepken, yanında getirdiğin huzursebeplerin vardı.

 * Teravihlerin vardı mesela. İnsanlar teravih var mı yok mu diye tartışadururken, ve ben nafile bir ibadetin varlığının yokluğunun nasıl tartışıldığına anlam veremezken, teravihe kaçmak en mantıklısıydı. Teravihe giden yoldaki sohbetleri, teravih arkadaşlıklarını ve 'birlik'i teravihe kaçanlar kapacaktı zira. Teravih Enderun usulüyse lezzeti daha da artardı, 4 rekat aralarında okunan ilahilerde 'Merbaha Ya Şehr-i Ramazan' derken heyecanlanıp, 'Elveda Ya Şehr-i Ramazan' derken hüzünlenirdik, kıymetini bir kez daha anlardık.


* Bahçe iftarları yapabildik sayende. Sen olmasan illa ki bir kişi eksik olurdu, ama sen varken kimse başka işle uğraşamıyordu, iftar 'birlik'ti bu yüzden. 


* Sen her yerde ayrı güzeldin sevgili Ramazan şüphesiz, fakat İstanbul'da bir ayrı güzeldin. Üsküdar'da denizi izleyerek iftar yapabilirdik mesela, ve ailemizle yaptığımız iftarlardaki çeşitlere inat tek çeşit yemek yeyip doyulabileceğini anlayabilirdik.


* Mukabelelerin vardı sonra, Kur'anla daha fazla hemhal olmamız gerektiğini farkettiren. O'na kavuştuğumuz aydın sen aynı zamanda, Kadir Gecesi'ni kapsayan. 

* Sen zaten bereket ayıydın da zaten, bilgi anlamında da bereketliydin. Diş kirası gibi  güzel bir geleneği öğrenmek için geciktiğimi farkettirdin mesela. Osmanlı zamanlarında saraylarda iftarlar verilir, ve herkes davetli olurmuş. Misafirlere davetlerine icabet ederek ev sahiplerine sevap kazandırdıkları, mutlu ettikleri için diş kirası adında keseler verilirmiş. Bu keselerde ufak hediyeler olurmuş, fakir olanlara ise altınlar, akçeler verilirmiş. Bu zarif geleneğin bizdeki hali 'kalem' oldu, bence güzel oldu Sevgili Ramazan.

  Sevgili Ramazan; seninle farklılaşan, güzelleşen hayatlarımız var. Bu güzel bir şey olsa da, sen gidince yine farklılaşmayalım diye dua ediyorum. Güzelliklerinin azıcığını bizimle bırakıp gider misin?

Hayırlı iftarlar, teravihler, ukular, sahurlar ^^

Dipnot: Bir 'merhaba' demeli :)