çok güzel bi' şey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çok güzel bi' şey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2012 Pazartesi

Bayramdan Arda Kalanlar

 ..öncelikle hafif bir hüzün.
- Bayramlar artık babaannemin yokluğunu derinden hissettiğimiz zamanlar olmasından ötürü -bundan sonraki- her bayramda olacak bir hüzün. -o bizimleyken evimiz bayram kaç günse o kadar gün dolu olurdu.-

 ..sonrasında dualı + miniklerle + şükürlü -yaşayan anneanne ve dede evinde olmaktan ötürü- + hediyeleşmeli
- Anneannemlerde evin curcunasını gördükçe geniiiş bir aile olduğumuzu düşünüp düşünüp şükrederken, her bayram büyüyen ve yenileri eklenen minikleri izleyip gülümsedim.



-Ben bayramları hediyeleşmek için en güzel zamanlar olarak atfediyorum. Elimden gelse gördüğüm her insana beğendiği bir şeylerden yapmak/almak isterim, ancak olamıyor. Ben de bu bayram her bayramdan biraz daha fazlasını yapıp miniklerin hediyelerinin yanına büyükleri de eklemek istedim. Yetiştirebildiğim kadarıyla hediyeleşme çemberimi genişletmenin şükrünü yaşadım ^^



Bayramınız güzel geçmiştir inşAllah.


Hoşça bakın zatınıza.
Duasız kalmayalım.

Dipnot 1: Bu ara havlularla haşır neşirim, ayrı bir yazı daha gelebilir. Ev kızı mı oldum ne? Part taym :)
Dipnot 2: Bayramda yazıp, bayram duaları yapayım istemiştim aslında, ama yazamadım. Sağlık olsun diğimi?

5 Eylül 2012 Çarşamba

Kitap Yazamadım, Ama Çizdim.


* Çok kişinin 'kitabımın çıktığı zamanlar' diye hayalleri vardır diye düşünürüm ben. Yani yazmayı seven biri olarak -ben- kitap yazabilmeyi çok sık hayal ederim. 'Belki bir gün, bir yerde, kitabımı imzalarken ... ' Eda Eda uyan hadi!' gibi mesela ^^
* Okumak da ayrı bir nimet. Okuyabilmek, okumanın hakkını verebilmek bambaşka. 'Oku!' emrine ilk muhatap olan en güzel Okuyucunun(s.a.v) bildiğimiz anlamda okuma-yazma bilmediğini düşünmüş müydünüz hiç? Bunu düşününce Metin Karabaşoğlu'nun 'başka türlü okumalar' tabiri geliyor aklıma.
* 'Ne ola ki başka türlü okumalar?' deyip bir düşünün bakalım. Sonra da gidip bir Oyuncak Tamirhanesi kitabı alıp tefekkürle okuyun.
* Bir de çizmek diye bir güzel eylem var. Tabi çizebilmek de var. Ve benim gibi güzel çizebilenleri kıskananlar var bir de.
* Ben güzel yazanları da, güzel okuyanları da kıskanıyorum gerçi.
* Biliyorum kıskançlık güzel bir şey değil, gıpta etmeliyim.

Okuyalım, yazalım, çizelim.
Öyleyse bunlarla kalın ve tabii sevgiyle =)

16 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Gitmeden Ramazana Mektup

Sevgili Ramazan;

 'Sen geldin, huzur geldi.' diyoruz ya hani, sebepsiz değil huzurumuz. Sadece Ramazan kelimesini duymak bile huzura sebepken, yanında getirdiğin huzursebeplerin vardı.

 * Teravihlerin vardı mesela. İnsanlar teravih var mı yok mu diye tartışadururken, ve ben nafile bir ibadetin varlığının yokluğunun nasıl tartışıldığına anlam veremezken, teravihe kaçmak en mantıklısıydı. Teravihe giden yoldaki sohbetleri, teravih arkadaşlıklarını ve 'birlik'i teravihe kaçanlar kapacaktı zira. Teravih Enderun usulüyse lezzeti daha da artardı, 4 rekat aralarında okunan ilahilerde 'Merbaha Ya Şehr-i Ramazan' derken heyecanlanıp, 'Elveda Ya Şehr-i Ramazan' derken hüzünlenirdik, kıymetini bir kez daha anlardık.


* Bahçe iftarları yapabildik sayende. Sen olmasan illa ki bir kişi eksik olurdu, ama sen varken kimse başka işle uğraşamıyordu, iftar 'birlik'ti bu yüzden. 


* Sen her yerde ayrı güzeldin sevgili Ramazan şüphesiz, fakat İstanbul'da bir ayrı güzeldin. Üsküdar'da denizi izleyerek iftar yapabilirdik mesela, ve ailemizle yaptığımız iftarlardaki çeşitlere inat tek çeşit yemek yeyip doyulabileceğini anlayabilirdik.


* Mukabelelerin vardı sonra, Kur'anla daha fazla hemhal olmamız gerektiğini farkettiren. O'na kavuştuğumuz aydın sen aynı zamanda, Kadir Gecesi'ni kapsayan. 

* Sen zaten bereket ayıydın da zaten, bilgi anlamında da bereketliydin. Diş kirası gibi  güzel bir geleneği öğrenmek için geciktiğimi farkettirdin mesela. Osmanlı zamanlarında saraylarda iftarlar verilir, ve herkes davetli olurmuş. Misafirlere davetlerine icabet ederek ev sahiplerine sevap kazandırdıkları, mutlu ettikleri için diş kirası adında keseler verilirmiş. Bu keselerde ufak hediyeler olurmuş, fakir olanlara ise altınlar, akçeler verilirmiş. Bu zarif geleneğin bizdeki hali 'kalem' oldu, bence güzel oldu Sevgili Ramazan.

  Sevgili Ramazan; seninle farklılaşan, güzelleşen hayatlarımız var. Bu güzel bir şey olsa da, sen gidince yine farklılaşmayalım diye dua ediyorum. Güzelliklerinin azıcığını bizimle bırakıp gider misin?

Hayırlı iftarlar, teravihler, ukular, sahurlar ^^

Dipnot: Bir 'merhaba' demeli :)