Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir cevher, benim gözümde. Bu filmde bunu o kadar güzel anlatmış ki, bazı çocukların nasıl silik bir karakter olmaya zorlandığını ve hayatı boyunca yok sayıldığının farkına varıyorsunuz. Ve düşünmeye başlıyorsunuz, etrafınızda da böyle insanlar oldu aslında, okul sıralarınızı düşündüğünüzde, özellikle ilkokul ve ortaokul. Lisede pek gelmez, çünkü ancak ortaokula kadar okuyacağı düşünülür, 'Bundan adam olmaz.' denmiştir ve 'adam olmadan' hayatına devam etmeye sürüklenmiştir.
Bu bahsettiğim insanlar çok 'özel' aslında biliyor musunuz? Özelliğini anlayamadığımız, ya da bizim gibi 'sıradan' yapamadığımız için 'adam olmayan' kategorisine soktuğumuz,
özel eğitime gerektiren çocuklar bunlar. Çünkü onlar farklılar, ve bize yenilikleri sunanlar onlar. Bu konuda konuşmaya başlarsam susamıyorum , başka bir zaman bu konuya dair bir yazı yazmayı planlıyorum bu yüzden. Şimdi gelelim bizim çocuğumuz
Ishaan'a.
Filmin başrol oyuncusu da bu özel çocuklardan biri. O disleksik(dylexia) dediğimiz, okuma bozukluğu yaşayan bir çocuk. Filmde nasıl özelliklere sahip olduğu güzel bir şekilde anlatılmış. Bu çocuğun disleksik olması, hayatı boyunca okuyamayacağını ya da zekasının az olduğunu göstermiyor, ki en önemli nokta burası bence. Sadece
ilgi ve sevgi istiyor. Öğretmen ve ailenin rolünün önemi de filmde harika bir şekilde verilmiş. Bence ben boşuna konuşmayayım, siz filmi izleyin :) İyi seyirler diliyorum.
PS1: Ben her filmi beğenmem kolay kolay :)
PS2: Filmi izlemeseniz de
bu sahneyi izleyin, çok eğlenceli.
Hoşça kalasınız!