fotoğraf alıntıdır.
..neyin farkındalığı?
Ekmeğin kıymetinin.
Evet ekmek dedim! Genel anlamda nimet. Şükrünün kendi cinsinden, ancak kıymeti bilinerek olabileceği ekmek.
Geçen gün haberlerde ne kadar çok ekmeğin çöplere atıldığından bahsedilirken, babam askerlik zamanlarını anlatmaya başladı ve ben yine 'farkındasızlığımızı' farkettim.
Dedi ki babam:
'Biz askerdeyken ekmekler karnımızı doyurmaya yetmezdi. Sınırlı sayıda hakkımız vardı, biraz fazla ekmek bulsak kıyafetimizin arasına saklar, acıkınca yerdik. Bir gün çarşı iznine çıktığımda çöpte bütün atılmış ekmekler görünce o kadar şaşırdım ki, nasıl atarlar ekmeği diye düşündüm. Neredeyse alıp saklayacaktım.'
O kıymetin farkına varmak için ekmek kuyruklarına girip sayıyla ekmek mi almamız gerekiyor illa ki.-kendime de söylüyorum bunu.- Aslında o durumu yaşamadan da farkında olmamızı sağlayacak bir gerçek var ki; yarın belki yarından da yakın hesaba çekileceğiz kıymetini bilmediğimiz her zerreden.
O zaman düşünelim, neler yapabiliriz:
- Çok ekmeğimiz varsa, daha bayatlamadan dondurucuya koyup ihtiyacımız olduğunda çıkarınca taze taze yeriz. -annem yapıyor, ve tadı değişmiyor.-
Bu fırsatı kaçırıp bayatlatmışssak:
- Kıtır ekmek (ekmeği küçük parçalara ayırıp, zeytinyağı, karabiber, kekik, naneye bulayıp fırında kızartmak). Çorbayla pek nefis oluyor.
- Fırında kızartılmış küçük parçaların üstüne domatesli sarımsaklı sos ve üstüne kızartılmış biber,patates, patlıcan -canınız ne isterse-, ve yoğurt. Bu da lezzetli.
Böyle şeylere kafa yormalıyız, zira;
"Andolsun o gün elbet ve elbet (verilen) nimet(ler)den hesaba çekileceksiniz."
-Tekasür Suresi-
Tefekkürle kalasınız.
Dipnot: Bu öz eleştiri yazısıdır, size öğüt vereyim niyetiyle değil, birlikte hatırlayalım amacıyla yazdım. Yazmak hatırlmayı kolaylaştırır ya hani, ve duyduğumu/bildiğimi paylaşmamak yük üzerimde.
